Koç Üniversitesi Hastanesi · Girişimsel Radyoloji

Varis tedavisinin riskleri

Lazer, radyofrekans, yapışkan ve skleroterapi gibi varis tedavilerinin her birinde değerlendirilmesi gereken riskler bulunur. İşlem sonrasında ağrı, kızarıklık, morarma veya hafif şişlik görülebilir. Kullanılan yönteme ve uygulanan bölgeye göre geçici duyu değişiklikleri ya da ciltte lekelenme gibi farklı sorunlar da ortaya çıkabilir.

Ameliyatsız ana damar tedavileri ile iğne ve köpük uygulamalarının yan etkileri birbirinden farklı olabilir. Tedavi seçilirken yöntemin özellikleriyle birlikte kişiye ait durumlar da değerlendirilir.

Ameliyatsız varis tedavisinin riskleri

Lazer, radyofrekans, mikrodalga, yapışkan ve skleroterapi (iğne ya da köpük) etkili ve genellikle güvenli tedavilerdir. Yine de her yöntemin kendine özgü riskleri vardır. Bu riskler yöntemden yönteme değişir. Deneyimli bir hekim tarafından, ultrason eşliğinde ve uygun hasta seçimiyle yapıldığında riskler en aza iner, ancak tamamen ortadan kalkmaz.

Aşağıda sıklık için şu ifadeler kullanılmıştır: “sık” (birçok kişide görülür), “nadir” (az sayıda kişide görülür) ve “çok nadir” (çok az kişide görülür).

Gebelikte bu yöntemlerin hiçbiri önerilmez, çünkü gebelik üzerindeki etkileri yeterince bilinmemektedir.

Bu videoda varis tedavisine ait temel riskler anlatılmaktadır.

1) Lazer, radyofrekans ve mikrodalga (ısı yöntemleri) ile varis tedavisi riskleri

Bu yöntemlerde damar, içeriden ısıtılarak kapatılır. Sorunların çoğu, ısının damar duvarının dışına yayılıp çevre dokulara zarar vermesinden kaynaklanır. Bununla birlikte ısıyla ilgili olmayan sorunlar da görülebilir. Damar çevresine uygulanan lokal anestezi ve ultrason rehberliği riski belirgin biçimde azaltır.

  • Ağrı, kızarıklık, morarma ve sertlik (sık): Tedavi edilen damar boyunca görülür ve çoğunlukla birkaç hafta içinde geriler. Giderek artan ağrı veya yaygın kızarıklık olağan değildir ve değerlendirme gerektirir.
  • Duyu değişikliği (nadir): Özellikle diz altındaki tedavilerde damara komşu duyu sinirleri etkilenebilir. Uyuşma, iğnelenme ve karıncalanma olabilir. Bunlar genellikle zamanla geçer. Ayak bileği iç kısmında hafif duyu kaybı olabilir. Bu kayıp çoğunlukla zamanla azalır ve kaybolur, ancak çok nadiren kalıcı olabilir. Bunu engellemek için diz altında belli bir mesafeden sonra lazer, radyofrekans tedavisini kullanmayız.
  • Cilt yanığı (nadir): Damar cilde yakınsa ısı deriyi etkileyebilir.
  • Yüzeysel damar iltihabı (nadir): Tedavi edilen damar kordon gibi sert ve hassas hale gelebilir. Genellikle iltihap önleyici ilaçlarla geçer.
  • Derin damar pıhtısı ve akciğere atma (çok nadir): Pıhtı tedavi edilen damardan derin damara uzanabilir. Bu nedenle tedaviden sonra bacakta belirgin şişlik ya da nefes ile ilgili sorun olursa mutlaka doktorunuza başvurun.
  • Damarın yeniden açılması (tekrarlama/nüks): Bazı damarlar zamanla kısmen açılabilir. Bu bir komplikasyondan çok tedavi başarısızlığıdır ve kontrolle saptanır.

2) Yapışkan ile varis tedavisi riskleri

Bu yöntemde damarın içine özel bir yapıştırıcı verilir ve damar kapatılır. Isı kullanılmadığı için cilt yanığı ve sinir hasarı riski çok düşüktür. Buna karşılık damarın içinde kalan yabancı bir madde söz konusudur. Sorunların çoğu bu maddeye vücudun verdiği tepkiyle ilgilidir.

  • Alerjik tipte damar iltihabı (nadir): Damar boyunca ve çevresinde kızarıklık, kaşıntı, ısı artışı ve sertlik gelişebilir. Haftalarca sürebilir. Bazen ilaç tedavisi gerekir.
  • Ağrı ve hassasiyet (sık): Genellikle hafiftir ve kısa sürede geçer.
  • Alerji öyküsü: Daha önce yapıştırıcı maddelere veya benzer ürünlere alerjisi olan kişilerde tepki riski artar. Bu nedenle işlemden önce mutlaka hekime bildirilmelidir.
  • Derin damar pıhtısı ve akciğere atma (çok nadir): Isı yöntemlerinde olduğu gibi kontrol ultrasonu önemlidir.
  • Kalıcı lekelenme veya sertlik (nadir): Damar iltihabı geçirenlerde ciltte renk değişikliği veya ele gelen sertlik kalabilir.

3) Skleroterapi (iğne ya da köpükle tedavi) riskleri

Skleroterapide damara, damar duvarını tahriş edip kapatan bir ilaç verilir. İlaç sıvı ya da köpük şeklinde olabilir. Köpük daha etkilidir, ancak bazı risklerin görülme olasılığı da biraz artar. Sorunların çoğu ilacın damar dışındaki dokuya ve dolaşıma etkisiyle ilgilidir.

  • Kahverengi lekelenme (sık): Sıklığı kişiye ve tekniğe göre değişir. Çoğu leke aylar içinde açılır. Daha uzun sürebilir ve nadiren kalıcı olabilir.
  • Yeni ince kılcal damarlar (sık değil ama bilinen bir durum): Özellikle yoğun kılcal damar tedavisinden sonra, tedavi bölgesinde çok ince yeni damarlar çıkabilir. Genellikle ilk bir ay içinde ortaya çıkar. Bir kısmı kendiliğinden kaybolur, kalanlar yeniden tedavi edilebilir.
  • Deride küçük yara (çok nadir): İlaç iğne deliğinden dışarı sızarsa deride çok küçük bir yara oluşabilir. Yara zamanla iyileşir, ancak aylar sürebilir ve çok küçük bir iz bırakabilir.
  • Yüzeysel damar iltihabı ve sertlik (nadir): Kapatılan damarda kordon gibi sert, hassas bir alan oluşabilir.
  • Geçici genel belirtiler (çok nadir): İşlem sonrasında göğüste sıkışma, kuru öksürük, baş ağrısı ya da görme ile ilgili geçici sorunlar bildirilmiştir. Bu belirtiler özellikle köpük tedavisinde görülebilir ve genellikle kısa sürede geçer.
  • Derin ven trombozu (çok nadir): Skleroterapi için varislere verilen ilaç normal damarlara geçerek o damarda tıkanma oluşturabilir.
  • Alerjik tepki (çok nadir): İlaca karşı gelişebilir.

Tedaviden önce hekime bildirilmesi gerekenler

Daha önce geçirilmiş damar pıhtısı, bilinen alerjiler, gebelik veya gebelik planı, migren ve kalp ile ilgili bilinen bir sorun risk değerlendirmesini etkiler. Bu bilgiler hekimle paylaşıldığında yöntem seçimi kişiye göre yapılabilir.

Tedavi sonrası hangi durumlarda hekime başvurulmalı?

İşlemden sonra hafif ağrı, morarma ve sertlik beklenen bulgulardır. Detaylı bilgi için “neler normal neler değil” sayfasını inceleyebilirsiniz. Ancak aşağıdaki durumlarda gecikmeden tedaviyi yapan hekime başvurulmalıdır:

  • Giderek artan ağrı, yaygın kızarıklık veya belirgin şişlik
  • Ciltte yara, koyulaşma veya morarma
  • Süren ya da artan uyuşma
  • Tek bacakta ani şişlik

Göğüs ağrısı, ani nefes darlığı veya kanlı balgam gibi bulgular acil durumdur ve hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bu bulgular kendiliğinden geçecek diye beklenmemelidir.

Sık sorulan sorular

Lazer ve radyofrekans sonrası hangi değişiklikler görülebilir?

Tedavi edilen damar boyunca ağrı, kızarıklık ve morarma görülebilir. Damarın yanındaki duyu sinirinin etkilenmesi uyuşma veya karıncalanmaya yol açabilir; pıhtı gibi daha seyrek sorunlar da işlem öncesinde değerlendirilir.

Skleroterapi sonrasında kahverengi leke veya yeni ince damar oluşabilir mi?

Evet. Kahverengi lekeler çoğunlukla aylar içinde solar; bazı kişilerde daha uzun sürebilir veya kalıcı olabilir. Yeni oluşan ince damarların da bir kısmı kalabilir.

Köpük tedavisinde deri üzerinde küçük bir yara neden oluşabilir?

Damar kapatıcı ilaç damar dışındaki deriyi etkilerse küçük bir yara gelişebilir. Bu sık görülen bir durum değildir; böyle bir değişiklik olduğunda tedaviyi yapan hekimle görüşülmelidir.