Koç Üniversitesi Hastanesi · Girişimsel Radyoloji

Neler normal neler değil

Varis tedavisinde lazer, radyofrekans veya mikrodalga gibi ısıyla damarı kapatan işlemler benzer etki gösterir. Yapışkan tedavisi ve skleroterapi ise bunlardan biraz daha farklı etki gösterir.

Varis tedavisinden sonra bazı bulgular hemen her hastada beklenir. Bu bulguların varlığı sizi korkutmamalıdır.

Varis tedavisi sonrası beklenen bulgular

Lazer, radyofrekans, skleroterapi veya yapışkan tedavisi sonrasında beklenen ve sorun olarak değerlendirmediğimiz bulgular şunlardır:

  • Lazer, radyofrekans ve yapışkan tedavisi, safen damarı dediğimiz büyük damara uygulanır. Tedaviden sonra bu damarın biraz sertleşmesi ve ayak bileğinden kasığa kadar uzanan kesimlerde kordon gibi bir gerginlik hissedilmesi normaldir.

  • Bacağın önündeki veya arkasındaki safen damarı tedavi edildiğinde, damar deriye yakınsa kendi hattı boyunca çizgi şeklinde kahverengi bir leke oluşabilir. Bu leke genellikle bir veya iki hafta sonra ortaya çıkar ve tamamen geçmesi birkaç ay alabilir. Aynı leke, dışarıdan görünen büyük varislerin üzerinde de oluşabilir ve varisin şeklini alabilir. Bu, damarın içinde kalan kanın bıraktığı kahverengi bir görünümdür ve normaldir. Vücut tarafından temizlenir; ancak bu süreç bazen aylar, bazı kişilerde ise bir veya iki yıl sürebilir. Sonunda tamamen geçer.

  • Lazer, radyofrekans veya yapışkan tedavisi uyguladığımız büyük ya da küçük safen damarı ile köpük tedavisi uyguladığımız, dışarıdan görünen kıvrımlı varisler bazı kişilerde ağrı yapabilir. Bu ağrının sebebi, uygulamanın damar içinde oluşturduğu yangıdır. Damarlar kendiliğinden veya üzerlerine bastırıldığında ağrıyabilir. Ağrı genellikle hafiftir; bazen ağrı kesici kullanmak iyi olabilir, bazen buna da gerek kalmaz. Genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Çok seyrek olarak bazı kişilerde yangı iki veya üç hafta sürebilir; ancak ağrı sonunda geçecektir. Bu grupta ağrıyı azaltmak için hap veya bölgeye sürülecek merhem şeklinde ağrı kesici kullanılabilir.

  • İşlem sonrasında iğne giriş yerlerinde küçük morlukların oluşması normaldir. Bu morluklar birkaç gün içinde kendiliğinden geçer.

  • Özellikle ayak bileği bölgesine köpük tedavisi uyguladığımız hastalarda, ayakta çok hafif şişlik olması da normaldir. Bu şişlik zamanla kendiliğinden geçer.

  • Lazer, radyofrekans veya mikrodalga gibi ısıyla safen damarını tedavi ettiğimiz, yani kapak bozukluğuna yönelik işlem yaptığımız durumlarda, damarın hemen komşuluğundaki bir duyu siniri ısıdan etkilenebilir. Önde safen siniri, arkada ise sural sinir bulunur. Bu etkilenme, özellikle ayak bileğinin iç kısmında iğnelenme, keçeleşme, hafif uyuşma veya karıncalanma oluşturabilir. Bunu engellemek için ısıyla tedavi yöntemlerini genellikle dizin altında kullanmayız; çünkü bu sorun dizin altında oluşur. Dizin üstünde sinir damardan uzak olduğu için etkilenmez. Çok seyrek olarak bazı hastalarda sinirin etkilenmesiyle ayak bileğindeki çok küçük bir alan uzun süre hissiz kalabilir. Bu durum hastaya zarar vermez.

Ameliyatsız varis tedavisi risksiz değildir; ancak genel olarak riskleri az olan, güvenli bir tedavidir. Yine de her hastaya işlemden önce olası riskleri anlatırız. Varis Tedavisi ana başlığı altındaki Varis Tedavi Riskleri sayfasında bu konuları daha ayrıntılı inceleyebilirsiniz.

Doktorunuza danışmanız gereken durumlar

İşlemden sonra normal olarak değerlendirmediğimiz bazı durumlar vardır. Bunları gördüğünüzde mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir:

  • Tedavi edilen bacakta veya bacaklarda, tüm bacağı ve ayak bileğini ilgilendiren bir şişlik olması. Yalnızca ayakta çok hafif bir şişlik beklenen bir bulgudur; ancak şişlik belirginse mutlaka renkli Doppler ultrason incelemesiyle değerlendirilmesi gerekir.

  • Köpük tedavisi uygulanan damarın üzerindeki deride küçük bir yara oluşması, beklenmeyen bir komplikasyondur. Bu durumda doktorunuza başvurmanız gerekir.

  • Çok seyrek olarak köpük tedavisinde kullandığımız ilaç, polidokanol, alerjik reaksiyona yol açabilir ve vücutta döküntü veya kaşıntı oluşturabilir. Bu durumda da doktorunuza başvurmanız uygundur.

  • Bazı durumlarda kullanılan anestezi ilaçlarına bağlı sorunlar oluşabilir. Sedasyon olarak adlandırdığımız, damardan ilaç verilerek ağrının giderildiği ve hastanın rahatlatıldığı uygulamanın ardından bulantı veya kusma görülebilir. Bu durum genellikle işlemden sonraki iki saat içinde, hasta hastanedeyken ortaya çıkar ve kolaylıkla giderilir. Seyrek olarak bazı kişilerde hastaneden ayrıldıktan sonra da bulantı veya kusma gibi yan etkiler görülebilir. Bunlar genellikle 24 saat içinde tamamen geçer. Bazen bu rahatsızlıkları gidermek için ilaç kullanmak yararlı olabilir.

Yukarıda sayılanlar dışında, beklenen veya beklenmeyen çok seyrek değişiklikler de olabilir. Size anlatılmayan, beklenmedik bir durumla karşılaştığınızda doktorunuza başvurabilir ve sorularınızı iletebilirsiniz.